Futbol meraklısıyım. Gazeteyi spor sayfasından okumaya başlar ve abimden bu yüzden fırça yerdim. Gazeteciliğe başladığım ilk çömezlik yıllarımda da spor muhabiri olarak başladım. Allah rahmet eylesin zamanın Gençlik Spor İl Müdür Yardımcısı Sait karatutlu şimdi sevmesin beni çok severdi.
Bir gün dedi ki; “Oğlum Vanlı, hakemlik kursu açıyoruz gel katıl, hiç değilse haberlerini objektif yaparsın” dedi. Çünkü biz o zamanlar Maraşspor yenildiğinde Devrim Başer ve ben başta olmak üzere hakeme söverdik.
Şimdi ben bu kadar futbol geçmişi olan biri olarak, fırsat buldukça maç seyrederim, ama TV ekranlarındaki ve sosyal medyadaki yorumları asla ve asla seyretmem. Adamı insanlıktan futboldan soğutuyorlar.
Şimdi memleketimizin bir su meselesi var. Karşına geçtiğinde tek kelime edemeyecek çaptaki insanlar, tuşlara bastıkta içlerindeki irini ortaya çıkarıyorlar.
Eleştirinin edeplisi ve mantıklısı baştacı. Amenna.
Lakin bilip bilmeden konuşanlar, siyasi düşüncesi uymayanlar ve her habere ; “AKP işte n’olacak” cinsinden maydanoz olanlar. İşte bu tipler yüzünden nerdeyse sosyal medyayı bile bırakasım var.
Şimdi esas meseleye geçelim.
Evet güzel memleketimde bir su sorunu var.
Ortada birde bu sorunu çözmeye çalışan gayretli bir ekip var.
Genç Gazetecilerimizden Kenan Onaran; “Fırat Görgel günah keçisi olamaz” demiş. Çok haklı. Başlığını beğendiğim için buraya aldım. Yazının içeriği teknik ve rakamsal bilgiler ihtiva ediyor. Merak eden https://www.marasanahaber.com.tr/yazarlar/kenan-onaran/firat-gorgel-gunah-kecisi-olamaz-olmamali/583/ linkine tıklayarak okuyabilir.
Fırat Görgel bu işte hesap sorulacak en son adam bile değil. Depremden sonra Koordinasyon Merkezinde Zamanın İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu, kıymetini bilemediğimiz siyasetin ustası ve Dünya Liderimiz Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı Sayın Mahir Ünal’ında bizzat gördüğü yaşadığı zamanın KASKİ Müdürü Ahmet Kavak faciası vardı. O zamandan belliydi, kaçak oranının %/ 70 civarında olduğunu beyan eder, amma Muhsin Yazıcıoğlu parkındaki çadırların kalkması için mücadele ederdi. Taa ki İçişleri Bakanından fırça yiyene kadar bu böyle sürdü gitti. Büyükşehir Başkanı ile birlikte Çadırlar yerine alt yapı ile ilgili çırpınsa belki bugün bu sıkıntıyı yaşamayacaktık.
Evet Fırat Başkan, asrın depremini yaşamış bir şehrin sorumluluğunu üstlendi.
Başarıp Başaramayacağını zaman gösterir.
Ekip kendi ekibi.
Benim kanaatim üstesinden geleceği hususundadır. Hiçbir Belediye Başkanının kolay kolay girmeyeceği alt yapı işine girmek zorunda kalmıştır. Çünkü tüm alt yapısı tahrip olmuş bir şehrin Başkanıdır.
Gitmiş kredisini bulmuş, gece gündüz şantiyeleri bizzat kontrol ederek bir an önce su meselesinin çözülmesi hususunda olağanüstü bir çaba sarf etmektedir.
Fırat Başkanın yapması gereken bir şey daha var belki. Bu işler para ile olur. Teknik ekip eksiğini dışardan değil, işi bilen memleket çocuklarından biri ile tekamül ettirir.. Burda gözünü arkada bırakmayacak birini görevlendirip, kendisi Ankara’da para peşinde olmalıdır.
Her ne olursa olsun, Fırat Başkanın sonuna kadar arkasındayız ve desteğimiz devam edecek.
Biz Kahramanmaraşlılara düşen; yerli yersiz- gerekli gereksiz yorumlarla, moral bozmak yerine destek olmaktır. Sonuçta musluklardan akacak su’lardan hep beraber içeceğiz, yapılan yollardan hep birlikte gideceğiz.
Depremde terk etmediğimiz memleketimizi 3 gün su akmadı diye terk edecek değiliz.
Doğrudur 1-2 yıl sıkıntı çekeceğiz kaçınılmaz olarak..
Dert çekmeden bal yenmez..
Not: Şu KASKİ, KASKİ olalı bir adamına düşmedi. Cilalı ayakkabı giyeninden, tütüncüsüne kadar bir çok adam geldi geçti. Navigasyoncumuz bile oldu.
KASKİ’yi ayağa kaldıracak bir isim vardı. Memleketin çocuğu Taner Büyükardıç. Herşeyi ile 4/4’lük bir adam. Onuda Hayrettin Güngör kaçırdı, bildiğimiz duyduğumuz kadar ile.
Şimdi gelelim yeni Genel Müdüre. Adını sanını bilmem, merakta etmiyorum. Geçtiğimiz hafta su abonesi için KASKİ’de idim. Sözüne çok güvendiğim ve itimat ettiğim arkadaşlarım, iyi bir adam bu işi başarır iyi çalışıyor dediler. İnşallah dedim. Nerden hangi kurumdan geldiğini de bilmem.
Lakin protokol adabı denen bir şey hiç görmemiş. Fırat Başkan su ile ilgili yaptığı basın bilgilendirme toplantısında soru cevap bölümüne geçildi. Bazı muhtarların KASKİ Genel Müdürüne ulaşamadığı ve iletişim kopukluğu gündeme getirildi.
Fırat Başkan soruya cevap vermeye çalışırken, ilk okulda tahtaya kalkmış mızıkçı öğrenciler gibi; “Kaç muhtar aramışta ulaşamamış” diye bir mırıltı geldi Genel Müdürden. Ağzınla kuş kapsan boş. Protokol adabı diye bir şey var. Başkan konuşuyorken diğerleri orda konu mankenidir. Sorulursa cevap verir. Bu konuya biraz çalışmanı tavsiye ederim..