Bugun...
BAŞARI İSTİYORSAN İŞİ EHLİNE VERECEKSİN


Serdar BOZDOĞAN
sbzdgn_34@hotmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 13-09-2017 15:31
Bir sistem olgusu içerisinde başarı yâda başarısızlık evresi yaşanarak ilerleme yâda yerinde sayıklayarak gerileme dönemi yaşanır.
 
Başarıyı sağlayan nitelikleri ele aldığımızda bu işi ehline vermekten hâsıl olmaktadır. İş ehlinde olursa süreç zaman ve masraf kaybetmeksizin kısa süre içerisinde istenilen niteliklerin temin edilmesi ile kalıcı veriler elde ederek güçlü ve donanımlı bir şekilde işlevsellik kazanılır. İş ehline verilmezse eğer bu da zaman kaybetme ve masrafların artmasına neden olarak iş hacminin ve nitelikli verim potansiyelinin düşmesine neden olarak dışarıya bağlılığı artırıp üreten toplumdan tüketen toplum olgusunu oluşturur. Bu süreç içerisinde gerileme ve yoksulluk düzeyinde artış ile sarsılan ülkesisteminde yolsuzluk gibi olumsuz hadiseler de artış göstermektedir.
 
Nisa süresi 58. Ayette; Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir, demektedir.
 
Yüce Allah dahi ayeti kerimesinde işi ehline verin diyerek adalet ve nizamin nasıl temin edileceği hususunda kesin hükümleri belirtmiştir. İşi ehline verin derken sizin gibi düşünen, sizin gibi bakan, sizin gibi gören değil, adil düşünen, adil düşünen, adalet gözeten ve memleket sevdası eksenli devletin ve milletin kalkınmasını hedefleyenler demek istemektedir.
Devlet yönetim sisteminde siyasi rüzgâr akışı ile konulara bakılırsa eğer asla verim elde edilemez. Bir otorite örgütlenmesi olarak kamusal alanda oluşturulan tek tip kadrolaşma her zaman tembelliği ve başarısızlığı getirir. Çünkü bu gibi oluşumlarda gelen personel ve idareci siyasi referans ile geldiğinden bir nevi liyakat hususunda yetersizlik kendiliğinden oluşur. Değişen siyasi rüzgâr ile yeni gelen yönetim hiç vakit kaybetmeksizin hallaç gibi eski yönetimi rafa kaldırıp kendi kadrosunu oluşturma arayışına gider. Bu uygulama her devirde aynı minvalde uygulanan dursun maalesef süreç içerisinde devletin kalkınması aşamasında zorluklar ardı sıra kendiliğinden hâsıl olmaktadır.
 
Son olarak ülkemizde yaşanan 15 Temmuz ihanet darbesinde görüldüğü üzere bunların başında yargı mercileri olmakla birlikte bir çok kamu kurum ve kuruluş yöneticilerinin tek tip olduğu ve bu insanlar o mevkilere gelirken dindar ve inançlı olarak lanse edildiği öne sürülüp makama layık bir şekilde devlete ve millete hizmet ederek ülkenin kalkınması arzu edilirken onlar güç, makam ve paraya tamah ederek kendi otoriter düzenlerini arzulayarak hainlik girişiminde bulunmuşlardır.
 
Koskoca ülkenin cumhurbaşkanı ve Başbakanı dahi bu ihanet sürecinden haberdar dahi olmazken sessiz bir şekilde örgütlenen hain gruplar neredeyse devleti ele geçirmeye ramak kala aziz milletin devletini koruyup sahip çıkması ile ülke büyük bir tehlikeden kurtulmuştur. Şimdi bu ve benzeri süreçlerin oluşumuna baktığımızda temel sebebin işi ehline verilmediğinden kaynaklandığı görülmektedir. Eğer is ehlinde olmuş olsaydı memur amir ve yönetici konumunda olan kamu personelleri kendilerini o mevkilere taşıyan kişi ve gruplara tabi olmak yerine devletine, ülkesine ve milletine hizmet arzusu içinde hareket ediyor olacaktı. Bugün baktığımızda terzide makas kullanıyor berberde.  Terzinin makası kumaş keserken berberin makası ise saç ve stil aşamasında kullanılmaktadır.
 
Nitekim işi ehil olana vermeyecek olursak terzide gidip tıraş olmak, berbere gidip elbise ölçüsü vermek gibi garip anlamsız ve başarısızlığı artıran nitelikler ile karşılaşılacaktadır. Bu zafiyetin önlenmesi için referans kültüründen vaz geçip işi ehline vererek sahip olduğu ehil ilkesi içerisinde hareket edilmelidir. Bugün devlet politikadan anlamayan ama güçlü siyasi referanslara sahip olan kişileri içerisinde bulundukları veya barındıkları gruplar hürmetine onları hiç sahip olmadıkları veya yeterli seviyede bilgi ve deneyim sahibi olmamalarına rağmen amir, müdür, savcı, hakim, kaymakam, danışman, müşavir, vali, büyükelçi, genel müdür, müsteşarlık vb. makamlara oturtursanız bu kişiler yalnızca o makamları kaybetmemek adına kendilerini bu mevkilere layık görenlere karşı sadık olup devlete karşı liyakat otoritesinden yoksun olacaklardır.
 
İşi ehline vereceksin.
 
Kim mükellef tutulan işte en başarılı ise görüş ve düşünce ayrımı yapmaksızın onu görevlendirip devlet stratejisinin kalkınmasının yakından takipçisi olacaksın. Aksi takdirde bilimden, fenden, astronomiden, sanattan, edebiyattan, kültürden ve teknolojik yeniliklere yön vermekten mahrum kalıp 3. Sınıf tüketen dünya toplumu olmaya mahkûm olunacaktır.
 
Türk asla mahkûm olmaz, olmamalı…
 
Bunun için az uyuyup çok çalışmalı, az konuşup çok dinlemeli, çok okuyup çok düşünmeli, yeniliklere yön veren ve milletini muasır seviyeye taşıyacak bir ilkeye sahip olmalı.
 
Başarı istiyorsan işi ehline vereceksin.
 
ARAŞTIRMACI YAZAR
SERDAR BOZDOĞAN




YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI