Tekstil Hiç Bir Zaman Önemini Kaybetmez

TOBB Tekstil Sektör Meclisi Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, geçmiş yıllarda taklitçi ve fason üretim yapan Türk tekstil – konfeksiyon sektörünün artık moda sunan markalar oluşturduğunu ve dış pazarlarda çok iyi durumda olduğunu söyledi.

05 Temmuz 2019 - 13:22

SANKO Holding Onursal Başkanı Konukoğlu, Bloomberg HT’de Hakan Güldağ’ın hazırladığı Sektör Meclisi konulu programda, TOBB Tekstil Sektör Meclisi Üyeleri Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç ve Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Hanifi Öksüz ile birlikte Türk tekstil sektörünü değerlendirdi.

 

Güldağ’ın sorusu üzerine, birkaç yıl önce ABD’den bir heyetin kendilerini ziyaret ederek tekstil yatırımı yapmalarını istediğini belirten Konukoğlu, “Indiana Muncie Belediye Başkanı, Muncie Ticaret Odası Başkanı, Indiana Marion Belediye Başkanı, Indiana Grant Bölgesi Ticaret Odası Başkanı, Doğu Indiana Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı İndiana Fayette Bölgesi Ticaret Odası Üyesi Sherry Marie Roberts ile önce İstanbul’da, ardından Gaziantep’te görüştük” yanıtını verdi.

 

Amerikalı heyete Gaziantep’te yerleşik SANKO Holding’in tekstil sektöründeki işletmeleri gezdirdiklerini kaydeden Konukoğlu, şöyle devam etti:

 

“Tekstil, emek yoğun bir sektör. ABD’de emek yoğun sektörlerde büyük düşüş var ve buna bağlı işsizlik sorunu yaşanıyor. ABD’de yatırım yapmamız için teklif sundular; havalimanı yakınında bir milyon metrekare arazi, üretimin alımı ve vergi konularında birçok kolaylık önerdiler. Ülkelerinde emek yoğun sektörleri canlandırmak istiyorlar. 

 

Kendilerine, bir şartla yatırımı düşünebileceğimizi bildirdim. Oradaki üretimimizin en az yüzde 50’si kadar miktarda olmak koşulu ile Türkiye’de ürettiğimiz aynı üründen ABD’ye vergisiz ihracata imkan tanınmasını istedim. İncelediler, değerlendirdiler ancak yasaları buna elvermediği için sonuç alınamadı.

 

Emek yoğun sektörler yalnız gelişmekte olan ülkelerin değil, gelişmiş ülkelerin de istihdam alanıdır. Tekstil sektöründe yapılan her yenilik istihdam azaltmaya yönelik. Emek yoğun sektörlerin istihdama ve ekonomiye katkısı, ülke sosyal barışına da katkı demektir. Bunu unutmadan sektörün rekabet gücünü koruyacak önlemler alınmalı.”

 

TEKSTİL HİÇ BİR ZAMAN ÖNEMİNİ KAYBETMEZ

Tekstil sektörünü “istihdam adası” ve“işçi deposu” olarak tanımlayan Konukoğlu, “insanlık tarihi kadar eski” dediği sektörün, emek yoğun sektörlerin yükünü kaldırdığına vurgu yaptı.

 

Tekstilin geçmişine de değinen Konukoğlu, ”Bir zamanlar tekstil denildiğinde İngiltere akla gelirdi, uzun yıllar da hakimiyetini sürdürdü. 1940-1945 yıllarında sektörde sözü Fransa söylemeye başladı. İngiltere ve Fransa’nın sömürgelerini kaybetmesi sonrasında 1970-1975 döneminden sonra ise İtalya’nın hakimiyeti başladı”  dedi.

 

Tekstilde bayrağı Türkiye’nin dalgalandırdığı bir dönemin yaşandığını anlatan Konukoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

“Tekstilde Türkiye çok iyi durumda. Makine donanımı, kalifiye işgücü ve tüketim merkezlerine yakınlığı dolayısıyla daha uzun yıllar bu sektörden ekmek yeriz. Geçmişte taklitçi ve fason üretim yapan Türk tekstili artık moda sunan markalar oluşturdu, dış pazarlarda çok iyi noktada.

 

Tekstil diriye de lazım, ölüye de. Doğduğumuzda da öldüğümüzde de tekstile sarılıyoruz. Sektör hiç bir zaman önemini kaybetmez. Ancak, tekstil sektörüne son yıllarda yatırım azaldı. Sektörü diri, dinamik tutmalıyız ve ihracatımızı artırmalıyız. Katma değeri yüksek üretim yatırımları desteklenmeli, teşvik edilmeli.

 

Sektörde yeni yatırımlardan ziyade yenileme yatırımlarına önem verilmeli. Tesisini yenilemeyen patronu tesis yeniler. İşsizlik rakamları ortada. Türk tekstilini biraz daha ayağa kaldırmalıyız. Dünya genelinde büyük firmaların kökeninde tekstil vardır. Tekstil sektörü stratejik öneme sahiptir.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
KSÜ, 15 Temmuz Destanını Unutmadı
KSÜ, 15 Temmuz Destanını Unutmadı
Düşmanlarımız Şunu Bilsin ki; Ne Türkiye’min, Ne de Maraş’ımın Kahramanı Bitmez!
Düşmanlarımız Şunu Bilsin ki; Ne Türkiye’min, Ne de...